Sultan Makamı- Yeditepe İstanbul'dan sonra yeni baştan izlemeye başladığım diğer dizi de Çemberimde Gül Oya... Bu dizilerin kıymetini bilmek lazım. Zaten Türkiye de kaç tane düzgün dizi yapıldı ki? Arada bir holivud dizilerini bir tarafa bırakıp bu ca'anım dizileri de izlemeli. Bende buradan her zaman ki gibi paylaşacağım bir şeyler. -Büyünce ne olucaksın -Bilmem -Okumaya devam et. Belki sen de güzel hikayeler anlatırsın insanlara. Bu günleri anlatırsın.. -Ama bu çok zor, ya unutursam? Çocukken yaşadıklarını hiçbir zaman unutmazsın. Çünkü hafızanın en temiz, en güçlü, o lduğu zamanlardır çocukluk... Büyüyünce bu günleri unutma! Kitapların yakıldığı, insanların fikirleriyle suçlandığı, bu günleri unutma.. unutma ki; anlatabilesin insanlara... Türkiye'yi sevmeyi anlat birilerine Birileri bunu hep yanlış anladı Ben gideyim. Şimdi malum polis falan gelir ifade için. B ugünlerde hapse girmek o kadar kolay ki, yeşil bir parka gi...
Halil Serkan Öz’ü bilmeyeniniz var mı? Vardır elbet. Anlatayım. Niye mi? Çünkü hepimizin, büyük kahramanların gölgesinden geçtiğimizi bilmeye ihtiyacı var. Serkan Hoca, Yalova Termal Fen Lisesi’nde matematik öğretmeniydi. “Öğretmeniydi” diyorum, öldü çünkü! Kış mevsiminin bir kenara çekilip yerini çiçeklere bırakacağı zamandı. Nisan ayıydı… Öldüğünü birdenbire duyunca yüreğinize oturdu değil mi? Ölüm işte böyle acı bir şeydir; okurken bile insanın etine iğne batırır. İnsan, işte bu yüzden kendi vicdanı ile hesaplaşmasını ölümler üzerinden yapar. Halil Serkan Öz Tubitak ödüllü bir öğretmendi. Öğrencileriyle çok iyi anlaşan; güleç yüzlü ve eğitimin yalnızca müfredat denen dayatılmış kurallara bağlı olmadığını bilen ve bunu hayatında uygulayan bir öğretmen(di) geçmiş zaman ölümle sonuçlanınca, kip’ler; taşa dönüşüyor sanki.. Yalova Valisi, okul teftişine gittiğinde Serkan Hoca’nın kılık kıyafetiyle alakalı azarlamış öğrencilerinin önünde. Bakın belki bunda ne var diyeceksiniz. ...
Ailede 3 tane daha abim olduğu halde özellikle ablamla aram hep daha iyi olmuştur. Abilerle konuşulcak konuları rahatlıkla ablamla konuşmuşumdur mesela. 4 tane de ablam var ama özellikle biriyle diyaloğumuz çok farklı. Ben ona cenıfır diyorum ten renginden dolayı. Gerçek adıysa Filiz. Çok okumuş bir kadın değil ablam. İlkokulu bitirdikten sonra rahmetli babam almış onu okuldan ve çalışmaya başlamış. Babam 2. sınıfta okulu bıraktığı için 5 sene gayet uzun bir süre gelmiş sanırım onun için. Hatta ailede en çok okutulan benim o da 8 yıl. Zaten 8. yılımda da babam öldü. Daha da okutur muydu bilmem, ama ben yine de dışarıdan liseyi bitirdim ve şimdi de AÖF'ye kayıt için ağustosu bekliyorum. Nerede kalmıştık, ablam diyordum. Az okumuş ama çok çekmiş insanlardan o da. Şu hayat okulu denen hurafenin öğrencilerinden. Bazen arada öyle laflar ediyor ki, ben bile okuduğum onca kitapta ve izlediğim onca filmde öyle cümleler duymuyorum. Misal geçen bana şöyle sözler sarfetti; " insanl...
Yorumlar
Yorum Gönder