İçimden filmler geçiyor -Balat-
Dün sevdiğim bir abimin, ''gel rakı aldım içelim'' demesiyle o çek sevdiğim İstanbul'un en güzel yerlerinden birine gittim; Balat... Orada oturuyor bizim ahbap. Gece onda kaldım rakı içtik, o ben ve annesi... Trt müzik tam bir meyhane kanalına dönmüş. Yeni rakı sponsor olmalı o kanala. Hüseyin Turan, Emel Sayın, Trt sanatçıları derken epey güzel bir gece oldu benim için. Sonra sabah Elmas Teyze'nin kızarmış ekmek kokusu ve mahalledeki veletlerin,'' hazır yağmur yok çift kale maç yapalım'' gürültüsüyle uyandım. Kalan son adamın hangi takımda kalacağını hesaplamak için demoktatik yolu seçen afacanlar tekerlemeye başlamıştı; enene minene koyim nenene nenen pekmez kaynatmış deden... neyse devamını getirmeyeyim :) Kahvaltıdan sonra attım kendimi dışarıya. O soğuk sitelerin paralı insanlarının fotoğraf makinesini kaptıkları gibi mahelle sıcaklığını çekmeye çalışmalarına gülümsedim biraz. Düşündüm kim daha şanslıydı. Fotoğrafı yakalayan mı...