Kayıtlar

2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Neden mi Asker Eğlencesi Yapmadım!

Neden mi Asker Eğlencesi Yapmıyorum ?

Bunun temeli aslında bundan 7-8 sene öncesine kadar dayanır. Ortanca abim askere giderken ben ufaktım ama lastikçide çalışıyordum. Okul zamanları ne zaman boş kalsam yahut yaz tatillerinde, evimizin hemen dibindeki lastikçide araba lastiği tamir ederdim. İşte o zamanlar ortanca abim askere gitmişti. Bir iki araba konvoyu vardı o kadar. Halaylı çalgılı bir eğlence yapılmamıştı. İşte o zamanlar babam dönüp bana şunu demişti; '' seni davul zurna ile uğurlayacağım''...

Sonra ondan 2 sene sonrası. 17 Mayıs 2003 Cuma. Babamın vefat ediş tarihi. Şimdi düşünüyorum da asker eğlencesi yapsam ne olacak ? Ve sırf sonunda böyle demek için mi davul zurna ile gidicem. Malum zurnayla gidip tabutla dönmekte var. Tamam, vatan borcu, eyvallah.... Ama uğurlama olayı beni bozar.

Hem 15 ay bir dünya erkeğin içinde kalıcam diye eğlence mi olur yahu :)

Hepsinden öte halaya tutuşurken eminim babamın elini arıcam. Otogar da camdan el sallarken babamın bana …

Can Kenarı

Resim
Sana yolculuk yapmak istiyorum.
Kes yüreğine giden bir bilet;
"Can" kenarı olsun...

CEMAL SÜREYA.

Sevgi Duvarı

Selam ey ahali!

Yine uzun bir aradan sonra, yine okul okumanın katkısını görerek, sınav için çarşıya çıkmış durumdayım. Ne mutlu bana (:

Nasılsınız blogcanlar ? İyi misiniz?
Ben iyiyim. Şafak saymaya tüm hızıyla devam. Yarısından çoğu bitti zaten. Tamamen aranıza dönmeme 6 ay kadar bir süre kaldı.

Malum ortalıkta pek gözükmediğim için, takip eden sayım azaldı. Olsun...
Mektup ,istemiştim sizden. Sağolsun bir-iki kişi gönderdi ve çok büyük bir mutluluk duydum. O kişilerle mektuplaşmalarım devam ediyor.

Yoğun bir şekilde tuttuğum nöbetim tüm hızıyla devam ediyor. Askerlik bana o kadar güzel arkadaşlar kazandırdı ki; şimdiden düşünüyorum onları nasıl bırakacağım diye. Hepsininde siz güzel insanlara selamları var.

Sizi ne kadar özlediğimi tekrar tekrar anlatmama gerek yok sanırım. İnternet kafeye giren askerlerin ilk işi malum sitelere yahut feysbuka bakmak iken, bu güzel kardeşiniz direk size birşeyler yazma isteğiyle bu siteyi açıyor. Değerimi bilin ha :)

Başlığın sevgi duvarı olmasını…

İstanbul'a kavuşmak...

Resim
Günaydın blogcanlar. Sevgilisi olanın sevgililer gününü kutluyor, olmayan içinde '' canınızı sıkmayın zaten gereksiz bir gün'' diyorum. Malum olmayanlar hep böyle der. Kıskanç mıyız neyiz ? Lakin şu da var; hiçbir sevgililer gününe kız arkadaşımı denk getirememişimdir. Nasıl oluyorsa doğumgünlerinde, sevgililer günü gibi hediye alabileceğim günlerde sevgilim olmuyor. Bir hafta önce ayrılır, gün geçtikten bir hafta sonra barışırım hatta. Ama kimse de bana '' al şunu, geçmiş doğumgünün kutlu olsun'' demez. Zalımlar...

Neyse herşey bir yana hepinizin tekrar sevgililer gününü kutlar, güzel bir gün geçirmenizi dilerim...
Sonunda İstanbul'a geldim. Şu İstanbul denen meret harbi başka güzel. Daha arabalarda 34 plakasını görmeye başlar başlamaz yüzüm gülmeye başladı. Gelmenn sevinci ve gideceğim günün üzüntüsünü şimdiden yaşıyorum.

Asker adam izne eldiğinde onu ilk şaşırtan şeyler genellikle ufak şeyler olur. Mesela; cam bardak. Malum askerde metal bardakta …

13 Şubat'ta İstanbul'a Sonra'da Mardin'e

Resim
Ne kadar da zman geçmiyor desem de geçiyor işte bir su gibi. İnsan ölmediği sürece zamanın geçmemesi mümkün mü ? Ki hiç ölmediğim için bilmiyorum da, orada nasıl geçtiğini...

Neyse acemiliğin bitmesine son 1 hafta. 13 şubatta İstanbul'dayım. Oh 14 şubatı İstanbul'da geçircen demeyin hiç yar'im yok çünkü. Askerde insanın yarinin olması iyi m kötü mü anlamış değilim. İnsanlardaki özlemi görüyorum burada, sesini duyduklarındaki mutluluğu ve duyamadıklarındaki kahroluşu... Terkedilmeleri, kavuşmak için özlmele, heyecanla beklemeleri. Aşk askerde iken daha bir garip sanki. Neyse...

Usta birliğim Mardin'e çıktı. İyi yeri de var kötü yeri de. Kısmet neyse o olsun. Kötü yeri dediğim çatışmalı yerler. Ama çatışmak için askerdeyiz değil mi ?

Okuyucularımdan Mardin'de olan var mı yahu ? Varsa görüşelim onunla hazır gitmişken, yazarsınız :)

Uzun uzun yazamıyacağım vaktim yok malesef. Kendinize çok iyi bakın. Sadece nereye düştüğümü söyleme gereksinimi duydum. Sanırım size bay…

Ah Bir Radyo Olsa

Resim
Askerliğe tam gaz devam. Koğuşta sesi güzel olan ben olduğum için akşamlarım hep türküler söylemekle geçiyor. Çoğu zaman gözüm kapıda, aman bir komutan duymasın yada aşırı milliyetçi bir arkadaşım komutana istpiyonlar mı korkusuyla söylediğim kısık sesli Ahmet Kaya şarkıları...

Kaldığım koğuştaki arkadaşlarım iyi. Tim olarak 17 kişi olduğumuzdan bahsetmiştim ve hemen hemen hepsinden memnunum. Elimizden geldiğince gırgır yapıp bitirmeye çalışıyoruz tez zamanda. Ama herkesin bir derdi var durur içerisinde belli. Bu benim türkü söylerken sesimden, ve onlar dinlerken yüzlerinin ifadelerinden anlaşılıyor...

Ah bir radyo olsa! Nerede o günler...

Anlamış değilim olmamasının sebebini zati. Hani mp3 izni olsun demiyorum. O zaman herkes takar nöbette, sırada, sonra kim sallar komutanı. Gerçi askerlik yapanlar bilir askerde belli bir zman geçirdikten soınra herşeyi gizlicene sokup, gizli gizli yapıyorsun zaten. Ama en azından her koğuşta bir radyo olsa, belli bir ses açılsın, hatta belli bir ka…

Bir de adı Koğuş olmayaydı

Resim
460 gün boyunca sürekli çarşı izinlerinde askerlikle ilgili şeylerden bahsedeceğim için '' yeter be '' diyeceksiniz belki de. Ama n'apayım başka yazacak birşey de yok ki...

Zati askerlik erkek milletinin çenesi hiç susmasın, anlatacağı birşeyler olsun, kızlara hava bassın diye ürettikleri birşey. Tabi vatanı koruyorsun ama, Allah aşkına her sabah tuvalet temizlemek mi benim vatani görevim ? :)

Neyse acemilikte olacak illa ki bu tür şeyler. Erkekler bilir... Bilecik Söğüt'de şöför olarak başladığım acamiliğime geçen hafta Gölpazarı 5. Jandarma Eğitim Komutanlığına sürülerek devam ediyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki '' olum Tugay'a gitmiyor muydun sen ? '' Son dakikada çıkan bir aksilik yüzünden Gölpazarına gönderdiler. Ve geldiğim ilk gün direk çakıl taşlarının üzerinde sürünmeye başladık. Eeee askerlik kolay değil. Burada bir sistem var. Ödül kişiye, ceza bölüğe verilir. Yani 300 kişinin içinden 2 kişi konuşunca tüm bölük hapı yutuyor. Bu iyi b…