Kayıtlar

emrah ates etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Boyayalım Abilerrrr

Resim
Öğlenleri çalıştığım şirketin yakınlarında kahve var. Bazen işler çok müsait olduğunda öğle paydosumuzu orada değerlendirir, ikişer lahmacun söyler, okey oynarız. Hem oyunu oynarak hem de yemek yiyerek vicdanımızı rahatlatır, etik ahlak kurallarımıza uyduğumuzu düşünür ve iki işi aynı anda yapabilmenin karlılık payı ile övünürüz. ( orada bir yerde şapkalı a harfi var ) Dün kahveye gittiğimizde elinde lastik terlikleri ile bir çocuk geldi ” boyayayım mı abi” diyerek. Bakın dışarıda geçse mevzu boyatmam o ayakkabıyı. Mesleğe saygısızlıktan değil, insana saygıdan. İnsanların benden daha alçakta durup ayakkabılarımı ayakkabım ayağımdayken boyamasına hiç gerek yok.  Ben o kadar değerli değilim!  Yanına giderim, onunla aynı kaldırıma oturur, giyerim terliklerimi öyle boyatırım. o da mutlu olur ben de. İki de muhabbet ederiz. Mis. Aynı sorunu gittiğim lokantalarda da yaşıyorum. Yemek yemeye gidiyorsun, vale midir nedir öyle bir sistem var, geliyor adamın biri açıyor ...

Fakir Edebiyatı

Daha ilk yazdığım kitap, yani ”hayat meyhanesi” henüz basılmadı ama ben şimdiden ikinci kitabın çalışmalarına başladım. Sahi ya bir tek bizim ülkemizle insanlarla edebiyat ile uğraşıyor diye dalga geçiliyor. ” bak bu cocuk şiir yazıyor” diyen alaycı gülüşler, ” kitap mı yazıyorsun sen küçük Emrah” diyen samimiyetsiz insanlarla dolu etrafım. Ama sırf onlara inat başaracağım bunu. Yapamayacağımı düşünen herkese inat… Neyse ikinci kitabın adı Fakir Edebiyatı. Bu defa daha da özenerek çalışıyorum. 26 adet öykü. Hepsi de içinde bir yerlerde beni barındıran öyküler. Gerçi hayat meyhanesi de beni anlatıyordu ama olsun. İnsan kendini anlatmakla bitiremiyor. Sürekli yeni şeyler yaşıyoruz. Aslında sürekli hep aynı şeyleri unutup unutup tekrar yaşıyoruz. Acı, mutluluk, sevgi, hepsi yabancı olmadığımız ve yabancısı olduğumuz şeyler.  Henüz 4üncü öyküde Arif karakterini yazarken kendi hayatımı özet geçtim. Sandığımdan kısa sürdü. Yazabileceğim her şeyi yazmış gibiyim. Öyle bir boşluğa düşt...