Adı Sidi ama C ile yazılıyor Cidi diye


Vizontele’nin ilk çıktığı zamanı hatırlıyorum da, korsan cdler meshurdu o zaman. Herkesin evinde degil bilgisayar Vcd Player bile zor olurdu. Ablam almıştı bir tane ondan; senetle. Böyle kredi kartları da yok tabi cart curt alamıyorsun hiçbir şeyi. Belki de güzel olan oydu, daha az borçlanıyordu insan.  
Bizim dayıoğlu Sefaköy’de korsan cd satardı, sonra telefon işine girdi, daha sonra da kaçak sigara derken büyüttü isleri dükkan açtı kendine. Velhasıl ondan aldığımız Vizontele cdsini takar takar izlerdik deli gibi. Ben sırf Vizontele’yi izleyebilmek için sürekli ablamlara gider kalırdım. Bir dizinin yeni bölümü gibi izlerdik her defasında. Birazdan güleceğimizi bildiğimiz halde yine de gülerdik malum sahnelerde. Şaşırmamaya şaşırıyorduk en fazla ama mutluyduk bu durumdan. Ben annemi sürekli “ anne duvarı yıkmışlar” diye kandırır, annem de her defasında ağıt yakmaya hazır bir kadın edasıyla elini kafasına götürür “booo hangi duvarı yıkmışlar” diye sorardı. “Hadi duvarı yıktız bari pirketleri kırmayaydınız…”
 Vizontele Tuuba çıktığının ilk günü Bakırköy Carousel’e gidip ilk seasında izlemiştim. Bakırköy’de zenginsen Galeria’ya giderdin kalanı ise Carousel’de bir tur atardı en olmadı. Sabah 11′deydi ilk seans ve yalnızca ben vardım diyebilirim sinemada. İlk gittigim sinema filmi de oydu zaten. Beyazperde ile böyle tanıştım.
 O günlerden beri Vizontele’nin üzerine daha güzel bir film izlemedim.
Emrah Ateş
twitter: hikayeadami
instagram: hikayeadami

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atilla değil Attila İlhan

Kars- Cemal Süreya'nın Kaleminden...

Orhan Veli'nin ölümü ve mezarı