Sistem'in insanın düşünce yapısını değiştirmesine yaşanmış bir örnek

Sistem'in insanın yaşayış biçimini ve düşünce yapısını nasıl değiştirdiğiyle ilgili ufak bir örnek vermek istiyorum:
Geçenlerde bir arkaşım çalıştığı okulda bazı öğrencileri şehir dışına götürmesi gerekti. Okul, herkesin biletini önceden almış. Havaalanına gitti, öğrencilerden biri yok. Arıyor, yoldayım geliyorum diyor ve zamanında gelemiyor. O sırada tüm üst yöneticilerini aradığı halde kimseye ulaşamıyor. Doğru olanın öğrenciyi havaalanında yalnız bırakmamak olduğunu düşündüğü için kendi sorumluluk alanına sahip çıkıyor ve uçağa binmiyor. Öğrenci geldiğinde turnuvaya gitmek için tekrardan yeni biletleri "ne de olsa okuldan parasını alırım" umudu ile kendi cebinden alıyor ve öğrencileri götürüyor.
Geri döndüğünde okul yönetimi alınan biletlerle gitmesi gerektiğini söyleyip parayı vermeyi reddediyor. Bu para da maaşının yarısı yani, az buz değil. Ama tabii ki çok itiraz ederse işsiz kalırım korkusu var. İstifa etse yine iş bulamam korkusu var. Sineye çekip çalışmaya devam ediyor ama aklı da hep orada. Belki de yaptığı işten ilk kez o zaman nefret etmeye başlıyor.
Geçenlerde bir şeyler içiyorduk, dedi ki
-ya çok iyi geldi bu para bana
-hangi para
-uçak biletleri vardı ya, ödediler onu
-fazlasıyla mı?
-yooo, aynısını
- e oğlum zaten senin paran değil miydi?
-evet ama unutmuştum ben onu
İşte böyle böyle önce kendi hakkımızı zorla bizden alıyorlar, sonra da bizim olanı geri verince seviniyoruz. Ne diyordu büyük bir düşünür:
FUCK THE SYSTEM!

Emrah Ateş
twitter/instagram: @hikayeadami

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atilla değil Attila İlhan

Kars- Cemal Süreya'nın Kaleminden...

Orhan Veli'nin ölümü ve mezarı