Behçet Abi

Oldum olalı hep aynı mahalleyi bildim ben. Her ne kadar şimdi aynı insanlar çok kalmasa da, birkaç tane çınar dururdu hep bir yerlerde. Bazen isimler değişirdi. Ağdemir Gıda önce Ağdemir Bakkal'a ordan da Ağdemir Market'e dönüşmüştü, o kadar. Behçet Abiyse, dükkanın ismi ne kadar değişirse değişsin hep Behçet Abiydi işte! Cips çaldığımda tokatı yapıştıracak kadar sinirli ama babamın ölümünde kalan veresiye borcunu sıfırlayacak kadar da kalbi temizdi.

Babamın ölümünden sonra okul işini paralel evrenlere şutlayıp markette çalışmaya başlamıştım. O dönem bir de evden kaçmışım tek yaşıyorum ha. Ne aksiyon ama… Behçet  Abi ve kardeşi Oktay Abi ile beraber ikinci el bir çekyatla bir işhanın odasında kaldım bir süre. Yatmadan yatmaya gidiyordum zaten ki başka türlü köpek bağlasan durmuyor. Denedim ha, vallaha durmuyordu. 

O odada ilk kaldığım günün ertesi akşamında dükkanın kepenklerini Behçet Abi ile kapatıp Küçükçekmece'de sote bir yere arabayı çekip iki miller bira içtik.  Babam uyuduktan sonra dibi kalmış biralarını yudumlayıp sonra lavaboya tükürmelerimi saymazsam ilk bira içişimdi o zaman. İlk! Radyoda türküler çalıyor, şiirler okunuyordu. Karşımızda Çekmece Gölü. Uzun uzun dertleştik o gün Behçet Abiyle. Ne konuştuğumu hatırlamıyorum ama o gün yaşadığım o güven hissini çok fazla yaşamadım hayatımda.

Ertesi gün hayatım sanki çok mükemmelmiş gibi devam ettim yaşamaya. Ta ki marketten istifa edene kadar. Zaten istifa etmemi de Behçet Abi istemişti bir meslek sahibi olayım diye. Gelgelelim olmadım meslek sahibi. Yazarlıkta para yok, hobi olarak da idari işlerde çalışıyorum işte.

Bugün ilk kez Ağdemir Market'in kepenklerini erken vakitte kapalı gördüm. Üzerinde bir yazı “cenaze nedeniyle kapalıyız”
Ah Behçet Abi. Kusuruma bakma, ben sana bu zamana kadar hiçbir şey için teşekkür etmemişim be abi.


09 05 2017;
Emrah Ateş

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atilla değil Attila İlhan

Kars- Cemal Süreya'nın Kaleminden...

Nesnesel Değerler ve Bir Teşekkür Yazısı