Kimler Susarken Kimler Konuşuyor

Hepimiz bilhassa tüm gün girdiğimiz sosyal medyalarda insanların acılarını paylaşmalarına kayıtsız kalmamaya, diğer insanlar tarafından da “Hiçbir şeye sesini çıkarmıyor yav bu” demesinler diye paylaşımlar yapmaya devam ediyoruz. Bu bir gerçek; kimse inkar etmesin. Sosyal medya kimliğimiz artık gerçek kimliğimizle, bizim düşünce duvarımız haline geldiği için insanların düşündüklerini paylaşmalarına bir şey demiyorum. Boşu boşuna bokumuza boncuk kondurmamaya gerek yok

Lakin hiç yaşamadığı, hiç gitmediği, Ege ve Akdeniz dışında ülkede gidilecek hiçbir yer yokmuş gibi davranan ve orada yaşanan olayları da sadece kendi yaşadığı şehirde yaşanıyormuş gibi hayal edip konuşan;

Tüm gün mynet.com da sevdiği sanatçılar terör açıklaması yapsın diye bekleyen, instagramda orada burada Türk bayrağı fotoğrafı paylaşabildi diye yapabildiği her şeyi yaptığını düşünüp oy kullanmaya dahi gitmeyen,

Bu zamana kadar yaşananları bir Kürt’ün ağzından bile dinlemeyip, adamın yaşadığı coğrafyayı öğrenmeye çalışmamayıp, “Yahu bu insanların hepsi mi mal” diye düşünmeden dinlemeye çalışmayan, kendine bir Kürt arkadaş bile edinmeyen, Kürt’lerin Kürt adının bile “karlarda çıkar kart kurt seslerinden çıktığını” düşünen,
Sırf barış istediği için, bir şekilde silahlar sussun artık diye olanlara “hemen gidip iki roketle bitirelim işleri” demek yerine otuz yıldan fazla bir zamandır atılan hiçbir roketle bitememiş bu düşmanlığı nasıl çözebileceklerini düşünen insanlara da terörist gibi davranan, (sahi terörist ne demektir?)

Yalnızca şehit haberlerinde meydana çıkıp yıllardır mevsimlik işçiler sırf Kürt diye dayak yerken, -bu zamana kadar ne bir öğrenci haklarını savunma eylemine, ne LGBT bireylerini savunmaya, ne türbanlı insanların da üniversiteye girebilmesi için eylemlere katılmaya, ne işçi haklarını savunmaya ne bir zamları protesto etmeye, ne de gezi direnişine fotoğraf paylaşabilmek harici gitmeyen, cumartesi annelerinin acısını paylaşmayan,- Kürt olanları sürekli düşman olarak gören, onlara yıllarca şehir merkezlerinde ev bile vermeyip ülkenin en ücra yerlerinde sürekli koloni halinde yaşamaya zorlayıp şimdi de sanki onlar kendilerini diğer insanlardan soyutlamış gibi davranan, daha sen doğmadan kafalarına tonlarca bombalar atıldığı halde hepsine “YALAN BUNLAR YEA” deyip yıllarca kulaklarına terörist kelimesini fısıldayan, Kürt kelimesini bile suratlarına bir küfürmüş gibi kullanarak nefretle söyleyen, “Acilen operasyon yapılıp kökü kazılsın” diye bağırınıp kendi askerliğini bedelli yapan, kısa dönem yapmak için yalandan işletme okuyan insanlar da bir zahmet konuşmasın AMA. ( bu kadar çok Kürt kelimesi kullanmamdan rahatsız oldun di mi? İtiraf et. )

“Doğuda ne baskısı varmış yeaaaa” diyorsun da, orada o insanlar darbe dönemini tekrardan yaşıyor: sokaklardan tanklar geçiyor,. Ama zaten senin için misal Cizre halkı tamamen ölse ne olur yaşasa ne olur? Orada bir anne 10 yaşında ölen kızını kokmasın diye buza sarmış, ufacık bebeğini kokmasın diye buzdolabına koymuş kardeşim.Senin sikinde mi bu? İnsanlar askerde devletin acizliği yüzünden şehit olmuş ailelerinin ocağına ateş düşmüş umurunda mı? Sen ne de olsa gitmeyeceksin askere. Gitsen bile orada esas terörün komutanların tarafından sana psikolojik olarak yapıldığını görünce her gün vatana söveceksin, bilmiyorsun sadece… 

Sen bilgisayardan baktığın haber fotoğrafını bile için kaldırmazken o insanlar içinde yaşıyor bu durumu. Şehit ailesinin ağlamasının görüntülerini izleyemeyip, acılı ailenin kendi çocuğu olduğu halde barış çığlığında bulunmasını yadırgarsın anca. Senin ne haddine ulan! 

Ha dün bir gencin sırf Kürtçe konuşuyor diye öldürüldüğünü unutma! Biz körtlörö çok sovoyoz. 

Şimdi bu yazdıklarımdan çatışmaları hakli çıkarmaya çalıştığımı düşünen arkadaş da sessizce siktirsin gitsin lütfen. Yazdıklarımı anlayana kadar da bir daha okusun.

Her defasında bana devlete suç bulma diyen arkadaşlara da şunu söyleyeyim:
alın devletinizi başınıza çalın. Diyanet işleri müdürüne verdikleri zırhlı aracın parasıyla yahut onu da geçtim bu ülkede en çok vergiden pay TSK ya ödenirken bir zahmet gidip mayın arama aracı alsınlar, o gencecik insanlar ölmesin. Savaşmanın da bir yolu var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atilla değil Attila İlhan

Kars- Cemal Süreya'nın Kaleminden...

Nesnesel Değerler ve Bir Teşekkür Yazısı