Supermen'in Etkisi

Hiç tanımadığınız, dünyanın öbür ucundaki insanlar bile hayatınızı nasıl değiştiriyor biliyorsunuz değil mi? Şimdi paralel evren yasalarını bir kenara bırakıp kendi hayatımdan örnekler vereceğim ve bu örnekleri vermeye de hatırladıkça devam edeceğimYazı 1- Superman'ın etkisiSuperman'in yaratıcıları olan Jerry Siegel ve Joe Schuster isimli Cleveland'lı lise öğrencileri 1938 yılında Superman'in tüm haklarını Detective Comics'e 130 dolara sattılar. DC sonra aldı başını yürüdü. Tarihçeyi çok kısa keseceğim; 2001 yılına geldiğimizde Superman o kadar seviliyordur ki SMALLVİLLE adında bir dizi yayınlanmaya başlar ve 10 yıl sürer.
“Yıl 2004, "TheFacebook” olarak anılan Facebook, 2004 yılında Harvard üniversitesinden internete merhaba dedi. Duvar özelliğinin eklenmesiyle birlikte ilk yılında 1 milyon üye sayısına ulaştı."2007 yılı, Murat Ersahin her ne kadar şimdi çok iyi bir şef aşçı olsa da o dönem Bahçelievler'de bir bilgisayarcıda işe başlamıştı. Ben de o dönem ergenliğimin bulaştırdığı virüsler yüzünden sürekli bilgisayar kasamı format attırmak için oraya tamire götürüyordum. O dönem böyle bir cd ile her şey otomatik formatlanıp tekrar yüklenmiyordu yani. Hatta işi öğrenen başka esnaflar da para karşılığı format atıyordu. Örneğin mahallenin kuruyemişçisinin camında "Bilgisayarlarınıza Format Atılır” yazısı görebilirdiniz. 
Velhasıl, o dönem adını hatırlamadığım ve Murat ile beraber çalışan bir adam Facebooka üye olup olmadığımı sordu. Hayır deyince de beni hemen orada üye yapmıştı. Marifetlerini anlata anlat bitiremiyordu ve inanın hiçbir marifeti de yoktu!
“1991 yılında Cambridge Üniversitesi‘nde çalışan bilim adamları, çalıştıkları binanın başka bir kısmında bulunan kahve makinasını gözlemleyebilmek için webcam teknolojisini icat ettiler. Eğer kahve demliği boşsa, kalkıp binanın içinde o kadar yol kat etmek istemiyorlardı. Lükse bak :)"Yıl 2008, deli gibi Smallville izliyorum ve Facebooka güncelleme geldikçe bana da güncelleme geliyordu. Artık adam akıllı bir ekran fotoğrafı eklemeliydim. Superman t-shirtimi giydim, webcamden düşük pikselli bir fotoğrafı profil resmim yaptım. O sırada Samallville Türkiye diye bir gruba da üye oldum ve o gruptan (kendisinin dediğine göre t-shirtimden dolayı eklemiş) Çağdaş Engin Kırlangıç ile arkadaş oldum.Çağdaş ile arkadaşlığımız sosyal medyanın dışına taştığında o Kıbrıs'ta öğrenciydi. Sonra ben Kıbrıs'a tatile gittim. Ailesiyle tanıştım, beraber güneydoğu seyahati bile yaptık. Orada bana en güzel günümü geçiren Efrem Aydın ile tanıştım
Çağdaş beni Hazar Leman Yakut ile tanıştırdığında o henüz hayallerini gerçekleştirmiş bir kız değildi. Kutsal Cuma isimli bir grup kurmuştu ve haftasonları içmeye gidiyorduk.
"Cadılar Bayramı’nın eski dildeki söylenişi olan Hallowe’en, “Tüm Kutsalların Akşamı” anlamına geliyor. Ancient Origins sitesinden Liz Leafloor’un haberine göre Cadılar Bayramı ilk olarak İngiltere, İrlanda ve İskoçya’da, Hristiyanlık öncesi dönemlerde kutlanmaya başlamıştı. Keltler hasat bayramının bittiği gün olarak kutlarken, yüzyıllar sonra tarih sahnesine çıkan Hristiyanlar ise bugünü tüm kutsal azizleri ve din adına hayatını kaybeden şehitleri anmak için kutlamaya başladılar.Bu kutlama, Kuzey İskoçya’da yaşamış olan Gallerin kültüründe bulunan Samhain adlı festivalin ritüelleriyle de uyuşuyor. Samhain gününde yaşayanlar ve ölüler arasındaki bağın güçlendiği, ölen kişilerle bağlantı kurmanın mümkün olduğu düşünülürdü. Ziyarette bulunacağı düşünülen ölüler için şölen sofraları kurulur, içkiler servis edilirdi. Perilerin ve ne zaman ne yapacağı belli olmayan ruhların bu şekilde mutlu edilmesiyle, yaşayanların dünyasında kış boyunca sağlık ve iyi talihin hüküm süreceğine inanılırdı. Samhain festivalinin ritüelleri günümüzdeki Cadılar Bayramı partileriyle karşılaştırıldığında, Cadılar Bayramı’na referans olabilecek en eski etkinlik olduğunu söyleyebiliriz.Hristiyanlığın egemen olmaya başlaması batı dünyasındaki bütün pagan inanış ve ritüelleri de baştan aşağı değiştirdi. Kilisenin gücünü artırdığı dönemlerde Samhain Bayramı da haliyle biraz şekil değiştirdi. Cadılar Bayramı ya da Samhain’in Tarihi (The History of Halloween or Samhain) adlı kitabında Jack Sanito şöyle diyor: Samhain gibi pagan bayramlarını bitirmek için uğraşan Hristiyanlar, bu gün yapılan kutlamalarda büyük değişiklikler gerçekleştirdi. MS 601 yılında Papa Gregory bir emir yayınlayarak, Hristiyan misyonerlerin bu tip yerel inanışları ve gelenekleri değiştirmelerini istedi. Ancak bunu yaparken zorlama yoluna gitmemelerini de istedi. Örneğin misyonerler ağaca tapınan insanlar görürlerse, bu ağacı kesmek yerine onu Hz.İsa adına kutsayacaklardı. Daha sonra isteyenler bu ağaca tapınmaya devam edebilirlerdi. Bu “inanış açılımı” Samhain Bayramı’nı zaman içerisinde Cadılar Bayramı’na dönüştüren bir sürecin başlamasına sebep oldu. 
"Yıl 2012, Hazarlarda Cadılar Bayramı kutluyoruz. ( üzerimde Superman tshirti ve bıyıklıyım.nasıl elitim) Hakan Can ile muhabbetimiz ilerliyor ve şu an kariyer.netteki özgeçmişimi yazan arkadaş oluveriyor kendisi. Yani iş falan değiştirirsem o arkadaşın sayesinde. Tabii beraber gezmelerimiz tozmalarımız cabası.
Bu sene Hazar Kars'a gitti ve oradaki çocuklara hediyeler götürdü. Bunu sağlamasına yardımcı olması için de öğretmen arkadaşım Kürşat ile tanıştırdım. O çocukların hayatına bu şekilde değebildiler.Şimdi gelelim bu yazının yazılış amacına.
 Dün Melih Canberk Din Çanakkale'den bir fotoğraf attı. Alttaki fotoğrafı yani. Aslında daha da uzatabilirim ama okumazsınız diye kesiyorum. Başka yazılarda anlatırım. Gelgelelim Melih'le beraber geçen sene Efes Antik Kent'i gezdik. Kendisi şu an en arkadaşlarımdan biri. Onunla da Çağdaş sayesinde tanıştım ve o da beni Serhan Basmacı ile tanıştırdı. Melih'e kadar uzanan halkanın sonuncusu. Serhan henüz biriyle tanıştırmadı ama zaman… Zaman her şeyi çözer…
Emrah Ateş
20 05 2017

instagram: @ hikayeadami
twitter:  @ hikayeadami

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atilla değil Attila İlhan

Kars- Cemal Süreya'nın Kaleminden...

Orhan Veli'nin ölümü ve mezarı